Şizofren nedir?

Şizofren nedir?

Şizofren konusunda bilgi sahibi olunmaması halinde, bu hastalığa sahip kişilere nasıl davranılacağı da bilinmemektedir. Şizofren olduğunu gösterir belirtileri, şizofrene sebep olan etkenleri, tanı ve tedavi yöntemlerini bir arada topladık.

ŞİZOFREN BELİRTİLERİ
Şizofren hastalığına ilişkin belirtilere geçmeden önce, hastalığın tanımını öğrenmekte yarar bulunmaktadır. Hasta, gerçek ve gerçek olmayan durumları ayırt edemez, sağlıklı düşüncelere sahip değildir, normal dışı davranışlar sergiler. Birden bire şiddetli bir şekilde ortaya çıkmayan şizofren ilk zamanlarda fark edilip, tedavi süreci başlatıldığında başarılı sonuçlar alınabilir.
Hastalığın başlıca belirtileri;
• Gerçek dışı olaylara inanma, şüplenme, ileri boyutta gerçek dışı hayaller kurma,
• Halisilasyonlar görme, normalde kimse tarafından duyulmayan seslerin duyulması,
• Kendini ifade etmekte yaşanan zorluk, konuşma esnasında anlamsız cümleler kurma,
• Çocuksu hareketlerde bulunma, odaklanma sorunu, verilen talimatlara yüksek direnç gösterme, uygunsuz duruş şekilleri,
• Kişisel temizliğe özen göstermeme,
• Çalışma isteğinin olmaması,
• Sosyal ortamlarda olmama isteği,
• Aile ve yakınlara karşı şüphe

ŞİZOFRENE SEBEP OLAN ETKENLER

Özellikle genetik olarak ailede var olan şizofren ileriki dönemlerde gelecek nesillere de yansımaktadır. Beynin kimyasal yapısında meydana gelen hasarlar sebebi ile ortaya çıkan psikolojik bir hastalıktır. Geçmişten günümüze kadar bilim insanları şizofren üzerine oldukça fazla araştırma yapmıştır. Ancak, günümüzde halen daha tam net olarak sebepleri bilinmemekte, sadece gerçekleştirilen incelemeler neticesinde beyin kaynaklı bir hastalık olduğu kanısına varılmaktadır. Şizofren hastalarına karşı duyarlı olunmalı, erken tanı ve tedavinin bu hastalık üzerinde oldukça yararlı olduğu unutulmamalıdır. Hasta tedavi edilmesi durumunda, sosyal çevre ile iletişim kurmaya devam edebilir, kendini çevreden soyutlamaz ve hatta iş yaşamına da devam edebilir. Ancak, her hastalıkta olduğu gibi geç kalınmış bir vakanın hemen iyileşmesi beklenmemelidir. Bu sebeple yukarıda sayılı belirtilerin görülmesi halinde hastanın sağlık kuruluşuna götürülmesinde acele edilmelidir.

ŞİZOFREN TEŞHİS VE TEDAVİSİ

Şizofren belirtileri gösteren hastanı psikiyatri bölümüne götürülmesi gerekmektedir. Hekim burada doğru teşhis için gerekli testleri uygulamaktadır. Bazen de nörolojik görüntüleme cihazları kullanılarak hastalığın teşhisi konulmaktadır. Hastanın alkol bağımlığı, uyuşturucu bağımlığı olup olmadığı kesinlikle bilinmelidir. Alkol ve uyuşturucu bağımlılarında da benzer belirtiler olduğu için gereksiz olarak şizofren teşhisi konulmasının önüne geçmek adına bu bilgiye dikkat edilmelidir. Eğer, hastanızda bu durum var ise muhakkak hekime iletilmelisiniz. Hastalık doğru bir şekilde teşhis edildikten sonra yapılması gereken tedavi yöntemlerine karar verilmektedir. Hastalığın boyutu burada kriter olacaktır.

Öncelikle şunun bilinmesi gerekir ki, eğer şizofren tanısı koyulmuş ise hastalığın tedavisinin ömür boyu devam ettirilmesi hastanın yaşam kalitesinin iyileştirilmesi açısından önemlidir. Antipsikotik ilaçlar ile tedaviye başlanır. Hastalığın oluşturduğu semptomların hafiflediği ve bazı durumlarda ortadan kalktığı saptanır. İlaç tedavisinde en etkili sonuca varmanın yollarından biri de psikiyatrik kontrollerin aksatılmamasıdır. İlaç tedavisinde kullanılan ilaç dozları az tutulmakta, hekim tarafından uygun görülmesi halinde doz yükseltilmektedir. Yüksek dozun kullanıldığı hastalarda yaşam kalitesi düşeceğinden, hastalığın ilk aşamalarından itibaren dikkatli davranılmasında fayda vardır. İleri boyuttaki şizofreni hastalarında ilaç tedavisini hasta reddettiği durumlarda enjeksiyon tedavi yöntemi uygulanmaktadır. İlaç tedavisinin yanında hastaya sunulan terapi tedavileri neticesinde hastadan olumlu geri bildirim alınıyor ise hastanın tedaviye cevap verdiği neticesine varılabilir. Bu sayede hasta normal yaşantısına daha sağlıklı bir şekilde devam edebilir. Hem ailesi hem de çevresi tarafından hastalığın hoşgörü ile karşılanması hastanın tedaviye verdiği cevap üzerinde önemli bir etki oluşturacaktır.